Dilin Olanağı Nedir? ( Bir kediyi üç ayrı dilde azarlamak)
Dilin var oluşunu sağlayan şey nedir? Dil bir amaç için; dünyayı betimleme, olguları ortaya serme, doğruları ya da başarısız kalındığında yanlışları anlatma amacı için nasıl olanaklı olabiliyor? Dili kullanma, dili anlama, insanları sıradan nesnelerden ayıran şeydir. Bu, iç dünyamızın özünü oluşturan dokudur. Başka insanlarla iletişimlerimizin çoğunluğu (ama hepsi değil) bu yolla gerçekleştirilir.
Biz insanların karşımızda olmayan şeyleri düşünme, bunlar üzerine birbirimizle iletişimde bulunma ve böylelikle onları çeşitli yollardan denetleme, onlarla baş etme yeteneğimiz vardır. Bunu olanaklı kılan şeylerden birisi, bir dilimizin olmasıdır. O zaman iki soru çıkıyor ortaya; ilki, dildin dünyayla olan ilişkisi nedir? İkincisi düşünceyle olan ilişkisi nedir? Dil dünyayı resimleyerek onu temsil eder.
Bir yazarımız. Dil üzerine yapmış olduğu bir sohbette şöyle diyor: "Benim annem Türk kökenli, babam ise Ermeni kökenliydi. Diyarbakır’da yaşıyorduk. Bir esnaf olan babam; yöre halkı ve diğer esnaflarla rahatça iletişim kurup, alışveriş yapabilmesi için Kürtçeyi bilmek zorundaydı. Doğal olarak bizim evde üç dil bilinir ve üç dil konuşulurdu. Sadece biz mi? Evimizde yaşayan sevimli kedimiz de öyle. Mesela evimizin kedisi mutfaktaki ciğeri kapıp gizlice yese; annem o kediyi önce Türkçe olarak “hırsızlık yapmak iyi bir şey değil diye azarlardı.” Kedi aynı suçu bir kez daha işlerse, bu defada Ermenice olarak aynı ikazı bir kez daha tekrarlardı. Ancak kedi, bu ikazı da anlamamakta devam ederse, daha iyi anlaması için bu kez de Kürtçe olarak daha sert biçimde azarlardı."
Bir kediyi, üç ayrı dilde ikaz edip azarlamak, daha mı etkili olur? Bilinmez ama bir duyguyu, üç ayrı dilde ortaya koyabilmek, bizim ne kadar çok ifade zenginliğimiz olduğunu rahatlıkla kanıtlar. Bizim kedilerimiz bile en az üç dil biliyor diyebilmek gurur duyulacak bir meziyettir. Bu bir kültür, bu bir terminoloji zenginliğidir.
Yapılan araştırmalarda; dünya üzerinde konuşulan ortalama ( 6000 ) altı bin dil olduğu ve bu dilleri konuşan insanların; hastalık, yaşlılık v.b. nedenlerle yaşamını yitirmesi sebebiyle artık o dili konuşacak başka bir insan kalmadığı için, her gün bir tanesinin yeryüzünden silinmek zorunda kaldığı acı bir gerçektir.
Onur Sezgin 11-11-2007
1. Perde 2. kısım ( Şemsi Efendi )
Meraklı bakan gözleri,
İyi koku alan burnuyla
Avını kuşkuyla izleyen
Bir tilki çıktı ortaya
Hiç bir şeye aldırmazdı
İnandıktan sonra bir davaya
Bir kez koydu mu aklına
Genç ve masum dinlemez
Bakmazdı hiç gözyaşına
Ve inanmazdı işine gelmeyen sözlere
İspatlanana dek yalancı şahitlerle
Konuşmayı severdi
Türkçe kadar olmasa da İngilizce
Öğrenmenin çok kolay olduğunu söylüyordu
Kanıtlamıştı da bunu
( Eli kalem tutan herkese)
Bir ulusun adı olan kelime Türkçede
"Hindi" denilen hayvanın adı oluyordu İngilizcede
Onur Sezgin 30.07.2006