ONUR SEZGİN
ONUR SEZGİN - Resmi web sitesi  
  ANA SAYFA
  SANATI HAKKINDA
  MAKALELERİM
  TİYATRAL ŞİİRLERİM
  KARALAMA DEFTERİM
  E - SHOP ( Resim)
  E-SHOP ( Şiir )
  HEYKELLERİM
  KİTAPLARIM
  KARİKATÜRLERİM
  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  İLETİŞİM
Uzaydan Gelen RüyaOnur Sezgin
free counters Online Kişi Sayacı Canlı Tv Seyret
ANA SAYFA
 Onur Sezgin'in resmi web sitesine hoş geldiniz!




      Bizi bu ölüm kalım oyununa gönüllü yapan duygu 
       nasıl bir duyguydu?
    Öylesine önemli ve öylesine manalı…
 Şimdi yerinden kalk, karanlığın içinden yüzünü güneşe doğru çevir, sırtını bulutlara daya ve tabiatın yaptığını yaparak bırak maymun ve kaplan ölsün… Sonra da o büyük hazineyi, tüm güçlerin elinden çekip al… Burada durman olanaksız… Devam etmelisin… Sonuna dek, biliyorsun

              21.yy En büyük şairi kabul edilen   
 
   2004 Edebiyat ödüllü yazar 
     
     Onur Sezgin’in

TEHLİKELİ BİR OYUN
adlı eserinden bazı
kesitler...
        


Bir bülbülün şakıması gibiydi sesi
Öyle berrak ve öyle tatlı geliyordu ki kulaklarıma
Hani nedenini bilmeden etkisi altına alır ya bizi
İşte öylesine derinden,
Düş mü görüyordum yoksa?


MED – İyi ama... Yolu bulamıyorum?
BOŞ – Biraz gayret edin
                                       Onur Sezgin

O anlarda bir merak vardır, tehlikeli mi tehlikeli
Öyle bir heyecan ki, içimizde geniş yerler açar
Zümrütten bir ışık halkası sarar etrafı,
Her şey tozpembe görünür göze...
Ve öyle bir sarhoşluk olur ki, karşı konulmaz.
                                       Onur Sezgin

Sesinde buyurgan bir hava var,
Kestane rengi saçlarında ise derin bir sevgi yatıyor.
Heykeltraşa model olabilecek kadar ölçülü bir yüz,
Hele o dolgun dudaklar...
                                      Onur Sezgin

Tavrı utangaç olmasa da kendini frenler gibiydi,
Bunun nedeni karşısındakine yaklaşmak yerine
Karşısındakinin kendine yakalaşmasına olanak
vermek istemesiydi
Ne var ki acı bir şeydir yeteneğin fark edilmemesi...
                                     Onur Sezgin

Boşa kürek çekmek budur işte
Bir türlü evet demez hayır demese de
Kendisi beklerken yağmuru yağmur altında
Müthiş bir keyif alır, kalbiniz kırılırken
Ona göre sadece bir oyalamacadır
Safça değil bu, saflık bozucudur.
                                    Onur Sezgin

Yıkılmış gibiydi o an,
Kibirli bir kadının üstünlük kompleksiyle
Savaşması ve onu yemesi gerektiğini düşündü
Yenilgiyi hazmetmek bir zavallılık
Kaçmaksa korkaklık ve alçaklıktı
Ya da öyle göründü onun kırılan kalbine...
                                    Onur Sezgin

Ve atladı çocuk sulara, kulaç attı uzaklara
Yağmur hafif şiddette, deniz dalgalıydı.
Pek de oynaktır deniz o sahilde, bilirim
Fışkıran dalgaların damlaları çarpar yüzümüze
Derken şimşek çaktı, gök gürledi,
Bir leke gibi kaldı çocuk uzakta
El salladı bir an için kabaran suların ardında
Selam etmek için ilk ya da son kez belki de
                                        Onur Sezgin

Bu gülmeler şaşkınlıkla dolu bir acıma
Ve insanı aşağılayan türdendi
Öfkeden kıpkırmızı kesildi Bayan Boş
Sonra da renkten renge girdi
Öylesi birini hiçbir şey daha fazla utandıramazdı
Bir budalanın kendine gülmesi kadar...
Bu çok anî ve ölümcül bir yara açtı bağrında
Sustu, baktı uzaklara doğru
Ela gözleri parladı gözyaşları arasından
Yağmurlu bir havada çıkan şimşek gibi
Ya da sulara gömülmüş bir elmas
Ve nefesinden daha iyi duyuluyordu kalbinin sesi
                                      Onur Sezgin

Hiç beklemediği bir anda
Bir erkeğin başına
Mümkün mü? Mümkündür getirmek böylesi bir belayı
En tecrübelisi de olsa erkeğin,
Kimi zaman öyle acımasız olur ki kadınlar
Silaha döner ellerindeki bir gül ya da yelpaze
Nedendir nasıldır bunu anlamaz kimse

MED – Diğerlerini bilmem ama benim hakkımda korkunç bir hata yapıyorsunuz...
                                      Onur Sezgin

Ey tutku, ve ey içimizdeki ihtiras!
Ne etkileyici şeymişsin sen
Lanetlenmeyi göze alsa da kişi senin uğruna
Artık çok geçti yaralı bir konuşma için
Gözlerden pişmanlık boşalıyordu
Ama kim tutkularının esiri olur da koruyabilirdi ki aklını
Direnmedi değil insafı, baştan çıkmamak için
Direndi önce, karşı koydu dili döndüğünce, tövbeler ettiyse de
Sonunda boyun eğdi “Boyun eğmem asla”diye diye
                                         Onur Sezgin

Önce bir çığlık koptu
Bulutlardan gelen gök gürültüsü gibi, rüzgârın uğultusunu aşan
Ve suların acımasız saldırısı
Ancak arada bir kulaç sesleri duyuluyordu
Suda çırpınan ya da can çekişen bir adamın
Boğulma ânında ki çaresizliği gibi...
                                    Onur Sezgin

Kadın üzüldü boğulan adama ve düşündü
Timsah gözyaşlarını akıtırken tuzlu denize
Ancak yoksul adamın bıraktığı şeyler vardı geriye
Karısı, çocukları ve bir martının çığlığı ile biten yoksulluğu
                                                Onur Sezgin
 

Bazı aşklar vardır hemen anlaşılmayan
Yeryüzünde sis gökyüzünde bulut olan
Tıpkı meleklerin dokunabilecekleri kadar hassas
Masumdur böylesine bir aşk iki insan arasında
Olmazsa bir tehlike yaratmadan
Önce bir bakış, sonra bir dudak öpülür
Kimine göre suç işlemiş olurlar – giderlerse daha ileri
Benden günah gitti
İşte söylüyorum ya tam zamanında her şeyi...
                                  Onur Sezgin
 

Duygulu ve sessiz bakan gözleri
Kırılgan bir ruhu gizliyordu derinlerde,
Üzülürse hemen çıksın ortaya diye.
Bir misafirdi o, vakti geldiğinde gidecek
Bir kadeh şaraptı, diğerlerinden daha berrak.
Sislerin ardında görünen bir tepeydi, sonra kaybolan...
Ağrı Dağı gibi hani
Bunu ona söylesem eminim tatlı tatlı gülerdi
Ya anlamlı ya da anlamamış gözlerle...
                                 Onur Sezgin
 

Kadınların değişmez yazgısıdır belki, hep aldatılmak
Kırılan kalpleri kaybeder umudu, ilahlaştırdıkları erkekten
Ve kaybettiklerinde,
Onlara hatırlamaktan gayrı bir şey vermez hayat geçmişin acılarını
Zehirli bir yılanın saldırısı gibidir hemen öç almaları
Hızlı, vahşi ve ölümcül...
Ama çektikleri çileleri silemedikleri için hafızala­rından,
Duyarlar içlerinde onlara ne derin bir yara açtıklarını
                                Onur Sezgin
 

Değer bilmeyen bir koca ile yapılan evlilik,
 
Şarabın sirkeye dönüşmesi gibidir.
Sıkıcı ekşi ve basit.
Oysa sevgililerin birbirine
Kur yapmaları ile ünlüdür aşk öyküleri...
Evliliklerse hemen geçiştirilir,
Çünkü artık kötü yanı yoktur öpüşmelerin...
                                   Onur Sezgin
 

İlk bakışlar dedik ya,
 
Nasıl da güzeldir utangaçlığın vuruşu kalbin yanaklarına
En küçük zerresi bile olmaksızın kötülüğün
Ve sen aşk!
Nasıl da kusursuzdur gizemli sanatın
Sen değil misin kuvvetliyi ezen, güçsüze güç veren!
Çekiciliğine kapılmış bir ölüyü bile dirilten
                                          Onur Sezgin


 
.................................................................................................



                
          
 
                Sitemizden satın alabileceğiniz ürünler: 
 Resim, Heykel, KitapŞiir

          Satın almayı düşündüğünüz ürünler için; ( İLETİŞİM ) bölümünü tıklayıp, açılan sayfada bulunan formu doldurarak, ( Mesajın ) yazan bölümdeki boşluğa satın almayı düşündüğünüz ürünün özelliklerini ve adresinizi yazıp sipariş verebilirsiniz.

        Onur Sezgin'in ( 5638775 ) numaralı posta çeki hesabına ya da
        Onur Sezgin'in  ( 3411-1015118 ) numaralı İş Bankası hesabına
 ürün bedeli olan ücreti yatırdıktan sonra, siparişiniz en kısa süre içinde belirtmiş olduğunuz adrese kargo yolu ile elden teslim edilir.

           Ürün takibini; ( 0536 212 10 96 ) numaralı telefondan ya da
 ( 
onur_art@mynet.com )  
 (
onur_art@hotmail.com )
 mail adreslerinden yapabilirsiniz. 



................................................................................................................................................
Onur Sezgin  
  1966 Ergani doğumludur. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de tamamladıktan sonra 1983 yılında Ankara Gazi Eğitim Fakültesi’ne girdi. 1989 yılında İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Resim Ana Sanat Dalı’nda Yüksek Lisans öğrenimini tamamladı. Çalışmalarını yıllardır üzerinde durduğu “Diyalektik Kompozisyon ve Mekân Düşüncesi” felsefesi doğrultusunda deneysel olarak (resim, heykel, karikatür, öykü, tiyatro ve film senaryosu) alanlarında sürdürmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır.
YAZMIŞ OLDUĞU ESERLER
- 1989 İşkembe Kuzuların Beynidir Ciğer Horozun İbiğidir (8 Kısa Oyun)
- 1996 Beriberi (Öykü)
- 1997 Gece Gezen İsmail (Öykü)
- 1998 Kara Mizah (Stand up Komedi)
- 1998 Cumhuriyetin 75.Yılı Tiyatro Gösterisi (Onur Belgesi)
- 2001 Annem İçin (Radyo Tiyatrosu)
- 2003 Uzaydan Gelen Rüya (Çocuk Edebiyatçıları Birliği - 2004 Çocuk Edebiyat Ödülü)
- 2005 Tehlikeli Bir Oyun (Tiyatro Oyunu)
- 2006 Masal Anlatan Dev (Tiyatro Oyunu)
- 2006 Malazgirt ve Alparslan (Film Senaryosu)
RESİM, HEYKEL VE KARİKATÜR ÇALIŞMALARI
- 1986 47. Devlet Resim - Heykel Sergisi
- 1986 Ankara Beymen Bedesten Karma Resim Heykel Sergisi
- 1986 İstanbul Enka Spor Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı Heykel Sergisi
- 1987 Ankara Eşref Üren Sanat Galerisi Karma Resim Sergisi
- 1991 11. Turgut Pura Vakfı Resim Heykel Sergisi
- 1992 3. Adana Çimento Sanayi ‘Özlenen Doğa’ Sergisi
- 1993 5. Mevlâna Resim Yarışması Sergisi
- 1996 Asaf Koçak 2. Karikatür Sergisi
- 1998 İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü ‘Cumhuriyet’in 75. Yılı’ Yarışmalı Resim Sergisi
- 2000 Our World In The Year 2000 Winstor Newton Yağlı Boyaları Dünya Yarışması Karma Resim Sergisi (London, Stockholm, New York)
KİŞİSEL SERGİLER
- 1990 İzmir Büyükşehir Belediyesi Çetin Emeç Sanat Galerisi
- 1992 Çamkıran Sanat Galerisi
- 1993 İzmir Hilton Sanat Galerisi
- 2000 İstanbul Akbank Beylerbeyi Sanat Galerisi
- 2001 İzmir İş Bankası Sanat Galerisi
- 2005 İzmir Büyükşehir Belediyesi Çetin Emeç Sanat Galerisi
ALMIŞ OLDUĞU ÖDÜL VE BELGELER
- 1991 Turgut Pura Resim Heykel Yarışması (Jüri Özel Ödülü)
- 1994 ‘Bütün Oğullarım’ Adlı Tiyatro Oyununun Dekor Çalışması için (Onur Ödülü) İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü
- 1998 Cumhuriyet’in 75.Yılı Dolayısı ile Hazırlamış Olduğu Tiyatro Gösterisi (Onur Ödülü)
- 2000 Dünya Resim Yarışması Winstor Newton Yağlı Boyaları (Türkiye Finalisti)

 
 
   
 
 
 
 
   
15 ziyaretçikişi burdaydı!